8 Kasım 2011 Salı

Milano'dan Merhaba

Canım oğlum benim, sana ilk defa yazmanın heyecanını yaşıyorum. Baba olmanın bu kadar güzel bir duygu olacağını hiç beklemezdim. Annenle birlikte seni çok merak ediyoruz, varsa yoksa hep senin üzerine bu aralar hayatımız. Bu ilk satırları sana Milano'dan yazıyorum. Annenin toplantısı vardı ben de onu yalnız bırakmak istemedim, atlayıp geldim. Bu aralar çabuk yoruluyor ve çok dalgın, tabii ki senin yüzünden. O şimdi toplantıya gitti ben de otel odasında saatin biraz daha geçmesini bekliyorum, sonra dışarıya çıkacağım. Geceleri bazen annen uyurken elimi annenin karnına koyuyorum. Genelde sürekli hareket halindesin. Ya da diyorum ki acaba elimi hissetti de rahatsız mı oldu? O nedenle mi tekmeliyor?

Dün akşam Milano'ya geç vakit vardık. Yorgunluğa rağmen merkeze inip şöyle bir dolaşıp yemek yemek istedik. Buranın pek ünlü bir klisesi var, adı Duomo. Aşağıda ilk fotoğrafta anneni bu klise önünde görebilirsin. Sonra çok acıktık ve Al Cantinone diye bir restorana oturduk. Annen çok acıkmıştı, bu kente özgü yemeklerden söyledik. İkinci ve üçüncü fotoğraflarda anneni bu yemekleri götürürken izleyebilirsin.





Neyse şimdilik bu kadar, en kısa zamanda görüşmek üzere canım benim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder