10 Mart 2012 Cumartesi

Birinci kontrolün

Bir tanem inci tanem bugun itibariyle 1 ay 3 gunluksun. Birinci ay kontrolun icin iki ayri doktora gittik. Bir tanesi eve yakin olsun diye ve babanin arkadaslarindan Tarik'in esinin tavsiyesi uzerine (ben de internette takip ettigim bloglardan ayni ismi bulmustum) Sema Ozornek'e (8 martta) digeri de amerikanda dogdun orda mi devam etsek acaba diye Amerikan hastanesi pediatri bolum baskani Berkan Bey'e (9 Mart). Olcumlerin gayet iyi cikti, hatta baban acaba fazla mi kilo aliyorsun diye biraz endiselenmedi degil (biraz pimpirik oldugunu soylemismiydim babanin ?) , ama her iki doktor da gelisiminin son derece normal ve cok iyi oldugunu soyledi, umarim boyle devam edersin. Anne sutunden baska birsey almiyorsun, su ana kadar ne biberon ne de emzik vermedik, bundan sonra bakalim nasil gidecek.
Sonuc olarak 1. ay itibariyle 4 kilo 550 gramsin, 56 santim uzunlugundasin ve bas cevrende 38 cm. Sema hanim %75 persantilde oldugunu soyledi, Berkan Bey'de 1. ayda persantillere bakmanin anlami olmadigini 3. aydan itibaren bakilmasinin anlamli oldugunu soyledi. Zaten genel olarak Berkan Beyin muayenesini ve goruslerini kendimize daha yakin bulduk. Sema Hanim daha seni gorur gormez cok gazli bir bebek olduguna ve bu durumun daha da kotulesecegine karar verip, bize de felaket tellali demeyin ama oyle olacak dedi, acikcasi bu cumleden sonra Sema Hanim'a isinmam cok olasi degil, gaz problemin icin Sab simplex adinda bir ilac verdi, her emzirmeden once 15 damla icirmemi soyledi sana, eve geldikten sonra iki kez verdik, ama sonra vermemeye karar verdik, cunku sen cok sorunlu bir cocuk degilsin, gaz problemin de evet belki biraz var ama asiri boyutta degil. Motor gelisimin gayet iyi hatta ikinci ay sonu itibariyle yapman gereken bazi seyleri yapiyorsun, ornegin gulumsemeye hafiften basladin sanki. Biz sana guldugumuzde sende karsilik vereceksin yakinda oglum. O gunu heyecanla bekliyoruz, simdilik daha cok kendi kendine guluyorsun, bir de biz bazen bize guldugunu dusunmek istiyoruz :-)
Seni cok seviyoruz, opmek, isirmak istiyoruz, korkma bizden, ne yapiyorsak sevgiden ;-)

Birinci kontrolün

Bir tanem inci tanem bugun itibariyle 1 ay 3 gunluksun. Birinci ay kontrolun icin iki ayri doktora gittik. Bir tanesi eve yakin olsun diye ve babanin arkadaslarindan Tarik'in esinin tavsiyesi uzerine (ben de internette takip ettigim bloglardan ayni ismi bulmustum) Sema Ozornek'e (8 martta) digeri de amerikanda dogdun orda mi devam etsek acaba diye Amerikan hastanesi pediatri bolum baskani Berkan Bey'e (9 Mart). Olcumlerin gayet iyi cikti, hatta baban acaba fazla mi kilo aliyorsun diye biraz endiselenmedi degil (biraz pimpirik oldugunu soylemismiydim babanin ?) , ama her iki doktor da gelisiminin son derece normal ve cok iyi oldugunu soyledi, umarim boyle devam edersin. Anne sutunden baska birsey almiyorsun, su ana kadar ne biberon ne de emzik vermedik, bundan sonra bakalim nasil gidecek.
Sonuc olarak 1. ay itibariyle 4 kilo 550 gramsin, 56 santim uzunlugundasin ve bas cevrende 38 cm. Sema hanim %75 persantilde oldugunu soyledi, Berkan Bey'de 1. ayda persantillere bakmanin anlami olmadigini 3. aydan itibaren bakilmasinin anlamli oldugunu soyledi. Zaten genel olarak Berkan Beyin muayenesini ve goruslerini kendimize daha yakin bulduk. Sema Hanim daha seni gorur gormez cok gazli bir bebek olduguna ve bu durumun daha da kotulesecegine karar verip, bize de felaket tellali demeyin ama oyle olacak dedi, acikcasi bu cumleden sonra Sema Hanim'a isinmam cok olasi degil, gaz problemin icin Sab simplex adinda bir ilac verdi, her emzirmeden once 15 damla icirmemi soyledi sana, eve geldikten sonra iki kez verdik, ama sonra vermemeye karar verdik, cunku sen cok sorunlu bir cocuk degilsin, gaz problemin de evet belki biraz var ama asiri boyutta degil. Motor gelisimin gayet iyi hatta ikinci ay sonu itibariyle yapman gereken bazi seyleri yapiyorsun, ornegin gulumsemeye hafiften basladin sanki. Biz sana guldugumuzde sende karsilik vereceksin yakinda oglum. O gunu heyecanla bekliyoruz, simdilik daha cok kendi kendine guluyorsun, bir de biz bazen bize guldugunu dusunmek istiyoruz :-)
Seni cok seviyoruz, opmek, isirmak istiyoruz, korkma bizden, ne yapiyorsak sevgiden ;-)

2 Mart 2012 Cuma

gobek bagi ve ilk banyo

canimiz ulasimiz

unutmadan yazalim, 2 gunlukken sunnet oldun, sunnetin sirasinda hic aglamadin, gobek bagin 9 gunlukken dustu, bizde seni 11 gunlukken yikadik. ilk banyonu acemilikten biraz soguk suyla yaptirmis olabiliriz, memnuniyetsizligini ziyadesiyle belirttin, bunun ileride suyu ve banyoyu sevememene yol acmayacagini umit ediyoruz, zira sonraki banyolarinda hatamizi telafi ettik ve sende memnuniyetsiz davranmadin.

1 Mart 2012 Perşembe

Canimiz geldi!

Birtanem

Baban aslinda anlatmis, bir onceki postta gelis hikayeni. Bir de ben yazayim, sonradan hepimize ani olsun.

Tahmini gelis tarihine daha 10 gun vardi. Ben daha yeni izne ayrilmistim. 10 gun babanla dinlenerek, keyif yaparak, seninle ilgili kalan ufak tefek detaylari hallederek geciririz diye dusunuyorduk. Gerci benim icimde hep erken gelecegin, 18 Subati beklemeyecegine dair bir his vardi ve beni yaniltmadin minik kusum. 8 Subat sabahi nisanim geldi, doktorunu aradik, doktorun, dogum baslamis hastaneye gelin deyince, alelacele hastane cantasinin detaylarini tamamladik, araba koltugunu ve birkac seyi daha arabaya aldik ve yola koyulduk. Ogle saati olmasina ragmen 1. kopru masallah sabah ise gidis trafigi gibi kalabalikti. Emniyet seridine girdik ve sansimiza emniyet seridinde ilerleyen bir polis arabasinin arkasina takildik. Kopruye yaklastigimiz bir noktada bir polis memuru bizi durdurdu. Ben paltomu aralayip , gobegimi gosterip doguma gidiyoruz memur bey diyince, adamcagiz da buyrun devam edin diyerek bizi yolladi.
Bu arada hicbir rahatsizligim ve sancim yoktu birtanem, niyeyse o gun dogmayacagini dusunuyordum, okuduklarima gore nisan geldikten sonra 1 gun icinde de 1 hafta icinde de gelebilirdin cunku.
Kisa bir surede hastaneye ulastik, doktorunun yanina ciktik, doktorun beni muayene atti ve rahim agzi acikliginin 2-3 cm oldugunu soyledi, beni NST denilen hem senin hareketlerini ve kap atislarini, hemde benim sancilarimi olcen cihaza bagladilar. Senin kalp atislarin 140 civari sabit, durumun gayet iyi idi, ancak bende sanci filan yoktu. Doktorumuz bu durumda eve gidebilecegimizi , ancak tahminlerine gore senin haftasonunu beklemeden gelecegini soyledi (8 subat carsambaya geliyor bir tanem), belki de aksama da gorusuruz dedi, tam biz muayenehanesinden cikarken. Varmis bir bildigi.
Arabaya atladik, eve donmek uzere. Yolda henuz tamamlayamadigimiz hazirliklarla ilgili konustuk babanla, ornegin seni ziyarete gelecek olanlara ikram edecegimiz cikolata ve hediyeler hazir degildi, daha dogrusu hazirdi ama teslim almamistik, cunku teslim edecek kisi olan Ozlem Hanim etiket yapistirmak icin ismini soylememizi bekliyordu ve biz hala bir isime karar verememistik. Yolda eve donerken, sana Can Ulaş demeye karar verdik. Uzun suredir Can da Ulaş ta gundemimizdeydi zaten, ikisini birden vermeye karar verdik. simdilik sana her ikisiyle de sesleniyoruz, buyudugunde hangisini daha cok istiyorsan onu kullanirsin.
Ogleden sonra saat 4 gibi eve geldik, babanla biraz dinlendik. Bu arada karar vermemiz gereken onemli bir konu daha vardi. Basindan beri seni normal dogumla dunyaya getirmek istiyorduk. Ben surekli hem turkce hem ingilizce kaynaklari okuyordum hem hamilelik , hem dogum, hemde bebek bakimi ile ilgili. babycenter.com ve American Pregnancy Association in web sitesini her hafta takip ediyordum. Bu sitelerden edindigim bilgilere gore Amerikada her gebeye hamileliklerinin 35-37. haftalari arasinda B grubu streptokok bakteri taramasi yapiliyordu. Bu bakteriler annede bir soruna yol acmazken, dogum sirasinda bebege gecerse, bebekte ciddi sorunlara sebep olabiliyordu. Bebege gecme orani 1/200 olarak yaziliyordu, ancak anne dogumdan en az 4 saat once antibiyotik almaya baslarsa bu oran 1/4000 e kadar dusuyordu.
Bu test Turkiye'de gebelere rutin olarak yapilan bir test degil oglum. Ancak isguzar annen,37. hafta kontrolunde doktoruna boyle bir testi yapsak mi diye sorunca, doktorumuz da ok'leyince yaptirdik, ve sonuc beklemedigimiz bir sekilde pozitif cikti, yani ben strep B gurubu bakteri tasiyicisiydim. Antibiyotik alirsam sana gecme ihtimali cok dusuk olacakti ancak sezaryen ile dogarsan ihtimali daha da dusurecektik. Yani basindan beri normal dogum dusunen biz, acaba sezaryene mi donsek diye dusunduk, doktorun sirf bu yuzden sezaryen dusunmemizi onermedi. Aslinda doktorumuzdan pek memnunuz,bircok doktor firsat bu firsat diyip bizi sezaryene yonlendirebilirdi ancak doktorumuz gercekten gerekli gormedigi surece boyle birsey yapmadi, ancak karar genede sizin bana kararinizi bildirirsiniz diyerek bizi evimize yolladi.
Babanla uzun sure dusundukten sonra eger sabaha kadar suyum gelmezse sezaryene karar verdik, ama daha once suyum gelirse, normal dogumla devam edecektik, ne yalan soyleyeyim ben sezaryene dogru gittigimizi dusunuyordum. Ama sen normal gelmek istedin birtanem. 8 Subat gece 11:00 civari, babanla "once upon a time" diye bir diziyi seyrederken, once pit diye bir ses duydum, daha sonra da bir sivi akisi hissettim, babana, sanirim suyum geldi diye seslendim. ve bizi aldi bir heyecan, hemen giyindik, hastaneye dogru yola ciktik, zaten sabahtan herseyi arabaya koydugumuz icin extra bir hazirlik yapmamiza gerek kalmadi, yolda doktorunu aradik, suyun geldigini ve hastaneye gittigimizi soyledik. Ben daha sonra teyzeni arayip haber verdim hastaneye gittigimizi.
11:30 gibi acilden giris yaptik, beni muayene ettiler, aciklik 2 cm dediler, ancak bende yine sanci vesaire yoktu. Yatis yaptik. gece oldugu icin nobetci doktor muayene etti. Kendi doktorumuzla da irtibat halinde oldugunu soyledi nobetci doktor. Sonra teyzende geldi, baban,ben ve teyzen odamiza yerlestik ve beklemeye basladik. Bende hala bir sanci vesaire olmadigi icin gayet sen sakraktim. Saat 1:30 gibi resim degismeye basladi, sancilar kendini hissetttirmeye basladi ve NST'den sancilarin siddetini gorebiliyorduk, saat 2:00 gibi artik sancilar gayet can yakici hale gelmeye baslamisti. Sancilari yatarken karsilamak daha zor oldugu icin, yatakta dogrulup beklemeye basladim, arada baban da belime masaj yapiyordu sancilarin agrisini azaltsin diye, bu arada nobetci doktor da ara sira gelip acilmayi kontrol ediyordu. Saat 05:30 da artik sancilarin siddeti cok dayanilmaz bir hal almisti, oysaki benim agri esigim yuksektir birtanem, sunnet sirasinda ve kan alma sirasinda gikini cikarmadigin icin senin de oyle oldugunu dusunuyorum.
Saat 06:30 da artik dayanamayacagima karar verdim, ve epidural anestezi istedim. Bu arada acilma 5-6 santime ulasmisti. Allah epidural anesteziyi bulan ve uygulayandan razi olsun, epidural den sonra bayagi bir rahatladim, ve 1-2 saat dinlenebildim. Acikcasi butun geceyi uykusuz ve sancilarla gecirince , seni nasil doguracagimi kara kara dusunuyordum, epiduralden sonraki ufak kestirme bayagi iyi geldi ve gucumu biraz toplamami sagladi.
Sabah8 gibi kendi doktorumuz da geldi, epiduralden sonra sancilarin duzeni biraz bozulmustu, gerekirse suni sanci veririz dedi. Suni sanci hic istedigim birsey degildi, neyseki gerek kalmadi bir tanem, saat 09:30 gibi artik acilma 10 santimi bulmustu ve sen dogmaya hazirdin. Dogumhaneye almadan once bir hemsire ablan bana nasil ikinmam gerektigini ogretti ve sanirim 09:45 gibi beni dogumhaneye aldilar, baban da geldi bana destek olmak icin.
Dogumhane yaklasik 40 m2 bir oda, bir tarafi tamamen camlarla kapli aydinlik ferah bir yer. Sansina o gun de lapa lapa kar yagiyordu, hatta hemsireler adinin bir yerinde mutlaka kar olmasi gerektigi ile ilgili espriler bile yaptilar. Dogumhanede yaklasik 1 saat kaldik, ve bu sure icinde ben ikinarak seni disariya cikarmaya calistim birtanem, babanda surekli elimi tutup destek oldu bana. oldukca kalabalikti dogumhane, sen dogdugunda kontrolunu yapmak icin bekleyen doktor, birkac dogum hemsiresi, doktorumuz ve nobetci doktor, senin fotograflarini cekmek icin bekleyen sengul palli ve ekibinden baska bir fotografci, baban, ben ve hala icimde sen. Son dakikalarda artik heyecanli bir macta gibiydik. Her ikinmamda, hadi hadi sesleri birbirine giriyor, baban cok iyi gidiyorsun diye kulagima fisildiyordu. Saat tam 10:44 de icimden balik gibi birsey kaydi ve sen bu dunyaya merhaba dedin bir tanem. Kontrolun icin bekleyen ekibin de uzerine iseyerek gorkemli bir baslangic yaptin yeni hayatina. Hemen APGARini sordum ve koca bir 10 aldigini soylediler. Dunyalar benim oldu.
Hosgeldin bir tanem, seninle birlikte yeni bir hayata gecis yaptik. Sen buyurken bizde buyuyecegiz sanirim. Hep bizimle ol, saglikli ol, huzurlu ol, mutlu ol birtanem. Biz elimizden geleni yapacagiz.

Sevgiler
Annen